Zeytinyağı neden boğazı yakar? Acı olması kötü mü?
Yeni açtığınız zeytinyağını tattınız. Önce dilinizde hafif bir acılık, ardından boğazınızda karıncalanma hissettiniz. “Acaba yağ bozulmuş mu?” diye düşündünüz.
Bu hisler tek başına bozulma belirtisi değildir. Profesyonel zeytinyağı tadımında acılık ve yakıcılık, meyvemsilikle birlikte olumlu özellikler arasında değerlendirilir [1].
Acılık ve yakıcılık aynı şey mi?
Acılık, dilinizde algıladığınız tattır. Yakıcılık ise özellikle yutarken boğazınızda hissedilen biberimsi karıncalanmadır. Günlük konuşmada ikisine de “acı” diyebiliriz; ancak bunlar farklı duyumlardır [1].
Bir sonraki tadımınızda küçük bir miktarı yavaşça tadın. Önce dilinizdeki tada, ardından boğazınızda oluşan hisse dikkat edin.
Boğazdaki yakıcılığın nedeni ne?
Zeytinyağında doğal olarak bulunan oleokantal, bu hissin oluşmasında rol oynar.
Araştırmacılar, oleokantalın TRPA1 adlı duyu alıcısını uyarabildiğini göstermiştir. Bunu, belirli maddeleri algılayan küçük bir “sensör” gibi düşünebilirsiniz. Bu alıcının boğazdaki dağılımı, yakıcılığın neden özellikle burada hissedildiğini açıklamaya yardımcı olur [2].
Daha çok yakan yağ daha mı kaliteli?
Yalnızca yakıcılığa bakarak karar veremeyiz. Yağın kokusu, meyvemsiliği ve olası kusurları birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin küfümsü, sirkemsi veya bayat yağ kokuları, doğal acılık ve yakıcılıktan farklıdır. Dolayısıyla bir zeytinyağını tanımak için sadece boğazdaki hisse değil, kokusuna ve genel tadına da odaklanmak gerekir [1].
Yakıcılık sağlık faydasını kanıtlar mı?
Boğazdaki yakıcılık, bir yağın hastalıkları önlediğini veya tedavi ettiğini göstermez.
Oleokantal üzerine yapılan araştırmada insanlarda duyusal testler, hücre deneyleri ve doku incelemeleri birlikte kullanılmıştır. Bu yöntemler yakıcılığın nasıl oluştuğunu anlamak için uygundur. Ancak çalışma, zeytinyağı tüketiminin uzun vadeli sağlık etkilerini ölçmek için tasarlanmamıştır [2].
Zeytinyağını tadarken amaç, en çok yakan yağı bulmak değil; kokusunu, tadını ve karakterini birlikte tanımaktır.
